Ana Sayfa   Site Haritası

 
 
 
 
Basında Metin Külünk
AK Parti'li vekil Metin Külünk'ten CHP AK Parti belediyecilik karşılaştırması


 

Külünk CHP'lileri bu fotoğraflarla vurdu!

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, İstanbul'un eski ve yeni fotoğraflarını göstererek CHP'nin belediyecilik dönemiyle AK Parti'nin dönemini karşılaştırdı.

 11 Şubat 2014 23:43 / 31,593 Okunma
 
AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada fotoğraflarla Başbakan Tayyip Erdoğan ve iktidara yöneltilen eleştirilere cevap verdi.
 
 

"SİZİN İSTANBUL'UNUZ BU DA BİZİM"

Külünk, bir yandan fotoğrafları gösterirken bir yandan da "Sizin tarif ettiğiniz Türkiye'yi size gösteriyorum. Bu, sizin Türkiye'niz. 1989-1994 arası İstanbul. Bu da AK Parti Belediyesinin İstanbul'u. Birisinde kuyruk var, su bidonları var; diğerinde barajlar ve akan sular var" dedi.

"HA İSTANBUL HA RUANDA"

Külünk, "Özal'a da 'sivil diktatör' demiştiniz. Sizin İstanbul'unuza, bakın. Ha İstanbul, ha Ruanda. Bak bizim İstanbul'umuza. Lale bahçesi bütün, renklerin dans ettiği, raks ettiği İstanbul" değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: ajanslar

 


metin külünk ak parti meclis chp
AK Partili Külünk kürsüden bağırdı

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, muhalefetin partisine ve Başbakan Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilerine Osmanlı İmparatorları Abdülaziz ve Albdülhamid Han benzetmeleriyle yanıt verdi. Külünk, “Osmanlıyı bir küresel güç yapma noktasında, Osmanlıyı yenilediği için başına gelen akıbet Abdülaziz’in boğdurulmasıdır. Abdülaziz milletin bağrında yaşıyor” dedi.

metin külünk ak parti meclis chp
AK Partili Külünk kürsüden bağırdı

ülkenin son seksen yıllık tarihinde askerî darbeler üzerinden kendini gösterdi. Kimi zaman İstanbul dükalığı üzerinden gösterdi, kimi zaman sağda ve solda tek parti şeflik anlayışı üzerinden gösterdi, kimi zaman da 17 Aralık’ta olduğu gibi yeşile bulandırılmış turuncu darbe girişimiyle kendini tazeledi. Türkiye’nin büyüyüp yeniden büyük Türkiye rüyasını dillendiren tarihteki bütün liderler ne yaşamış. Bu, Abdülaziz. Osmanlıyı bir küresel güç yapma noktasında siyaseten ve iktisadi anlamda ve askerî anlamda Osmanlıyı yenilediği için başına gelen akıbet Abdülaziz’in boğdurulmasıdır. Bu ise cennetmekân Abdülhamid Han. Otuz üç yıl boyunca emperyalizme meydan okuyan, devletin birliğini ve bekasını koruyan, modern bir devlet olma yolunda ülkede akıl değişiminin mimarı olan cennetmekân Abdülhamid Han da Abdülaziz Han’ın akıbetinin bir benzerine uğratıldı."

metin külünk ak parti meclis chp
AK Partili Külünk kürsüden bağırdı

"Bu fotoğrafa dikkatle bakınız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün özel sektöre bin bir emekle kurdurduğu uçak fabrikası tek parti şeflik döneminde tencere üreten imalathaneye çevrildi. AK Parti iktidarında ise, bakınız, bu milletin rüyaları gerçek oldu, millî tank üretimi başladı. Ülkeyi, CHP ve tek parti cenderesinden kurtaran, ekonomik bir sıçramayı gerçekleştiren, yaşatan Adnan Menderes de idam sehpasına yollandırılmıştır. Menderes’in suçu neydi? Bu darbeci zihniyet, ülkenin içine düştüğü krizden kurtaran Refahyol Hükûmetini de bu manşetlerle alaşağı etmişti. Bu ülkenin kalkınması için çabalayan Sultan Abdülhamid’den Turgut Özal’a, Adnan Menderes’ten Recep Tayyip Erdoğan’a her bir lider, aynı cümlelerle, bugünkü gibi itham edildi, iftira atıldı, ‘diktatör’ denildi. Özal milletin bağrında yaşıyor, Menderes milletin bağrında yaşıyor, Abdülhamid milletin bağrında yaşıyor, Abdülaziz milletin bağrında yaşıyor. ‘Erdoğan’ın da akıbeti Menderes gibi olacak’ diye birileri rakı masalarında konuşuyor. Avcunu yalayacaklar. Bu millet liderini yedirtmedi, yedirtmeyecek. Kimsenin endişesi olmasın.”

metin külünk ak parti meclis chp
AK Partili Külünk kürsüden bağırdı

Külünk, konuşması sırasında kendisine “Atatürk nerede yaşıyor? Atatürk nerede?” diye laf atan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce’ye de şu yanıtı verdi: “Mustafa Kemal de yaşıyor, elbette yaşıyor. Mustafa Kemal’in de yaşadıkları, bir gün, tarih üzerinde daha açık olarak ortaya çıkacaktır. Mustafa Kemal’i cezalandırmak isteyen akılla, 17 Aralık’taki yeşile bulandırılmış portakal rengi darbe girişimi arasında, 28 Şubatın aklı arasında hiçbir fark yoktur. O da ‘millî devlet’ dediği için Mustafa Kemal cezalandırılmak istenmiştir ve Millî Şef üzerinden.”

metin külünk ak parti meclis chp
 
metin külünk ak parti meclis chp


AKP’li vekil Erdoğan’ı Abdülhamid’e benzetti

 

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, ’(Erdoğan’ın da akıbeti Menderes gibi olacak) diye birileri rakı masalarında konuşuyor. Avucunu yalayacaklar. Bu millet liderini yedirtmedi, yedirtmeyecek. Kimsenin endişesi olmasın’ dedi.
11 Şubat 2014 Salı, 21:36:46



 

AKP’li vekil Erdoğan’ı Abdülhamid’e benzetti
TBMM Genel Kurulu'nda CHP'nin sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarından yapılan yardımlardaki keyfi uygulamaların araştırılması amacıyla verilmiş olan Meclis Araştırma önergesinin gündeme alınması önerisinin görüşülmesi sırasında söz alan CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, AK Parti'li belediyeler tarafından insanların fişlendiğini iddia etti.
 
Özcan, "(Bu bize oy verecekse şayet buna yardım yapalım) deniliyor. Devletin memurları AKP'nin yöneticileri gibi 'bak sana bu yardımı yapıyoruz ama karşılığında oyunu vereceksin.' Bazen o insanlara Kur'an-ı Kerim uzatılıp üzerine yemin etmeleri şartı getiriliyor. Bunların hepsini biliyorsunuz. İlçelerde kaymakamlar AKP ilçe başkanı gibi olmuş. Kaymakamlar AKP'ye oy verilmesi karşılığında gidip bu yoksul insanlara yardım ediyor" diye konuştu.
 
AK Parti sıralarından itirazlar gelmesi üzerine, Özcan, "Sen utan bu tablo karşısında" dedi.
 
AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, Kur'an-ı Kerim'e el basmaktan dini siyasete alet etmeyle kadar itham edildiklerini belirterek, "Bu tabi bizi şaşırtmıyor. Neden? Bir taraftan başörtüsüyle alakalı kanunu Anayasa Mahkemesi'ne götürürken diğer taraftan çarşaflılara rozet takmayı adet edinmiş bir parti ancak bu şekilde bunları istismar edebilir diyorum" ifadelerini kullandı.
 
Sataşma nedeniyle tekrar söz alan Özcan ise "Gelin bu araştırma önergesine, grup önerimize 'evet' deyin. Ben size Kur'an-ı Kerim üzerine yemin ettirilerek, yardım alan insanları Bolu'da göstereyim. Var mısınız? Evine kadar götüreceğim. Bu insanların isimlerini buradan zikdredip, kendilerini ifşa etmek istemiyorum. Hangi kaymakamın AKP'ye oy vermesi karşılığında kömür yardımında bulunduğunu ispatlamaya hazırım. Benim buna yüreğim yetiyor. Peki sizin bu önergeye 'evet' demeye yüreğiniz yetiyor mu, yetmiyor mu? Mesele budur" karşılığını verdi.
 
"Size yakıştırmadığı söylemek istiyorum"
AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır, iktidarları döneminde kurulan yapılarla Türkiye'nin birçok yerindeki yardıma muhtaç insanların bilimsel yöntemlerle tespit edildiğini ifade ederek, şunları söyledi:
 
"Sayın vekilin söylediği gibi AK Parti referansıyla bu yardımların yapıldığı, bu işin bir suiistimale dönüştüğü, hak etmediği halde evine büyük model LCD aldığına dair belgeleri, bilgileri, dokümanları varsa anında ilgili birimlere, kaymakamlıklara, valiliklere veya savcılıklara müracaat edebilirdi. Bu gibi konular siyasi malzeme yapılmaması gereken konular. Sizin artık konuşacak başka bir şeyiniz kalmadı, bunlarla uğraşmaya başladınız. Biz bu yardımlarla övünç duyuyoruz. Daha az gelirli insanlara destek politikalarına önem veriyoruz.
 
Dini konulardaki ve bu konudaki söylemleri reddediyorum. Kur'an-ı Kerim hepimizin başı tacıdır. Bir Kur'an-ı Kerim'e el basılarak kömür dağıtılması, kapılarına kömür bırakılması gibi basit bir konuyu size yakıştırmadığımı söylemek istiyorum."
 
AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk de, 17 Aralık'ın turuncu, portakal rengi darbe girişimi olarak tezahür ettiğini söyledi.
 
Özal'ın, Menderes'in, Abdülhamit'in, Abdülaziz'in milletin bağrında yaşadığını, Menderes'in idamına imza atanların ise tarihin çöplüğünde olduğunu vurgulayan Külünk, şöyle konuştu:
 
"Mustafa Kemal 'de yaşıyor. Mustafa Kemal'in de yaşadıkları bir gün tarih üzerinde daha açık olarak ortaya çıkacaktır. Mustafa Kemal'i cezalandırmak isteyen akılla 17 Aralık'taki yeşile bulandırılmış portakal rengi darbe girişimi arasında, 28 Şubat aklı arasında hiçbir fark yoktur. O da milli devlet dediği için Mustafa Kemal cezalandırılmak istenmiştir ve Milli Şef üzerinden.
Bakın, Özal'a da 'sivil diktatör' demiştiniz, Özal'a da. 'Erdoğan'ın da akıbeti Menderes gibi olacak' diye birileri rakı masalarında konuşuyor. Avucunu yalayacaklar. Bu millet liderini yedirtmedi, yedirtmeyecek. Kimsenin endişesi olmasın."
 
Konuşması sırasında Külünk, Abdülhamit'in, Abdülaziz ile İstanbul'un eski ve şu anki fotoğraflarını fotoğraflarını gösterdi. Ayrıca Başbakan Erdoğan'ın da fotoğrafını gösteren Külünk, "Bu millet liderini yedirtmedi, yedirtmeyecek" ifadesini yineledi.
 
"Tıpkı Osmanlı'daki Lale devri gibi çöküş noktasındasınız"
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de söz alarak, "Devletin geleneklerini kim yok etti, kurumlarını kim diz çöktürdü? Bunları çok iyi biliyoruz. Lale devrini gösteriyor. İstanbul'da lale ektiklerini. Osmanlı'da lale devrini yaşadı ama çöktü. Tıpkı Osmanlı'daki Lale devri gibi siz de çöküş noktasındasınız" dedi.
 
TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'nın İnce'ye, "Sataşmadan söz aldınız, sataşmaya cevap verin" demesi üzerine İnce, "İsmet Paşa o camilere, Trakya'da Alman ordularına karşı saman doldurup içine silah koydu. Ey tarih cahilleri, bunu okuyun da o silahlarla Türkiye'yi savunmak için yaptılar bunu. Ya cahiller ya yalancılar söylüyor bunu. Cahilseniz de yalancıysanız da sizi Allah'a havale ediyorum. İnsaf, yazık, günah, ayıp bu memleketin kurucularına 60 yıldır aynı yalanları söylüyorsunuz. Bıkmadınız mı bu yalandan, utanmıyor musunuz daha hala yalan söylemekten" diye konuştu.
 
Metin Külünk ise söz alarak günlerdir kendilerine hakaret edildiğini iddia etti. Külünk, "Biz insanız. İzzeti nefsimizle bu derece oynamaya hiç kimsenin hakkı yoktur" diye konuştu.
 
"Hiç kimseyi hedef almıyorum"
Daha sonra Bahçekapılı'nın CHP'nin önerisini anımsatarak, konuşmaların bunun üzerinden yapılmasını istemesine muhalefet sıralarından tepki geldi.
 
Bahçekapılı, açıklamasını bütün Genel Kurul'a yaptığını, her tarafa eşit mesafede davrandığını söyledi.
 
İnce ise Bahçekapılı'ya, "Eğer bir daha benim bu şekilde sözümü keserseniz hakkınızda tartışma başlatırım" dedi. Bunun üzerine Bahçekapılı, "Sayın İnce bana bu şekilde davranmaya hakkınız yok. İçtüzüğü okursanız aksine kınama yetkisinin bana ait olduğunu görürsünüz. Ben bütün Genel Kurul'a hitap ettim. Hiç kimseyi hedef almıyorum" karşılığını verdi.
 
Bahçekapılı, MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu'na da, grubunu hedef almadığını söyledi.
 
CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
 

Ak Parti İstanbul Milletvekili Külünk:- "(Erdoğan'ın da Akıbeti Menderes Gibi Olacak) Diye Birileri Rakı Masalarında Konuşuyor. Avucunu Yalayacaklar. Bu Millet Liderini Yedirtmedi, Yedirtmeyecek

Siyaset

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, "(Erdoğan'ın da akıbeti Menderes gibi olacak) diye birileri rakı masalarında konuşuyor. Avucunu yalayacaklar. Bu millet liderini yedirtmedi, yedirtmeyecek. Kimsenin endişesi olmasın" dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, "(Erdoğan'ın da akıbeti Menderes gibi olacak) diye birileri rakı masalarında konuşuyor. Avucunu yalayacaklar. Bu millet liderini yedirtmedi, yedirtmeyecek. Kimsenin endişesi olmasın" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda CHP'nin sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarından yapılan yardımlardaki keyfi uygulamaların araştırılması amacıyla verilmiş olan Meclis Araştırma önergesinin gündeme alınması önerisinin görüşülmesi sırasında söz alan CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, AK Parti'li belediyeler tarafından insanların fişlendiğini iddia etti. Özcan, "(Bu bize oy verecekse şayet buna yardım yapalım) deniliyor. Devletin memurları AKP'nin yöneticileri gibi 'bak sana bu yardımı yapıyoruz ama karşılığında oyunu vereceksin.' Bazen o insanlara Kur'an-ı Kerim uzatılıp üzerine yemin etmeleri şartı getiriliyor. Bunların hepsini biliyorsunuz. İlçelerde kaymakamlar AKP ilçe başkanı gibi olmuş. Kaymakamlar AKP'ye oy verilmesi karşılığında gidip bu yoksul insanlara yardım ediyor" diye konuştu.

AK Parti sıralarından itirazlar gelmesi üzerine, Özcan, "Sen utan bu tablo karşısında" dedi.

AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, Kur'an-ı Kerim'e el basmaktan dini siyasete alet etmeyle kadar itham edildiklerini belirterek, "Bu tabi bizi şaşırtmıyor. Neden? Bir taraftan başörtüsüyle alakalı kanunu Anayasa Mahkemesi'ne götürürken diğer taraftan çarşaflılara rozet takmayı adet edinmiş bir parti ancak bu şekilde bunları istismar edebilir diyorum" ifadelerini kullandı.

Sataşma nedeniyle tekrar söz alan Özcan ise "Gelin bu araştırma önergesine, grup önerimize 'evet' deyin. Ben size Kur'an-ı Kerim üzerine yemin ettirilerek, yardım alan insanları Bolu'da göstereyim. Var mısınız? Evine kadar götüreceğim. Bu insanların isimlerini buradan zikdredip, kendilerini ifşa etmek istemiyorum. Hangi kaymakamın AKP'ye oy vermesi karşılığında kömür yardımında bulunduğunu ispatlamaya hazırım. Benim buna yüreğim yetiyor. Peki sizin bu önergeye 'evet' demeye yüreğiniz yetiyor mu, yetmiyor mu? Mesele budur" karşılığını verdi.

"Size yakıştırmadığı söylemek istiyorum"

AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır, iktidarları döneminde kurulan yapılarla Türkiye'nin birçok yerindeki yardıma muhtaç insanların bilimsel yöntemlerle tespit edildiğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Sayın vekilin söylediği gibi AK Parti referansıyla bu yardımların yapıldığı, bu işin bir suiistimale dönüştüğü, hak etmediği halde evine büyük model LCD aldığına dair belgeleri, bilgileri, dokümanları varsa anında ilgili birimlere, kaymakamlıklara, valiliklere veya savcılıklara müracaat edebilirdi. Bu gibi konular siyasi malzeme yapılmaması gereken konular. Sizin artık konuşacak başka bir şeyiniz kalmadı, bunlarla uğraşmaya başladınız. Biz bu yardımlarla övünç duyuyoruz. Daha az gelirli insanlara destek politikalarına önem veriyoruz.

Dini konulardaki ve bu konudaki söylemleri reddediyorum. Kur'an-ı Kerim hepimizin başı tacıdır. Bir Kur'an-ı Kerim'e el basılarak kömür dağıtılması, kapılarına kömür bırakılması gibi basit bir konuyu size yakıştırmadığımı söylemek istiyorum."

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk de, 17 Aralık'ın turuncu, portakal rengi darbe girişimi olarak tezahür ettiğini söyledi.

Özal'ın, Menderes'in, Abdülhamit'in, Abdülaziz'in milletin bağrında yaşadığını, Menderes'in idamına imza atanların ise tarihin çöplüğünde olduğunu vurgulayan Külünk, şöyle konuştu:

"Mustafa Kemal 'de yaşıyor. Mustafa Kemal'in de yaşadıkları bir gün tarih üzerinde daha açık olarak ortaya çıkacaktır. Mustafa Kemal'i cezalandırmak isteyen akılla 17 Aralık'taki yeşile bulandırılmış portakal rengi darbe girişimi arasında, 28 Şubat aklı arasında hiçbir fark yoktur. O da milli devlet dediği için Mustafa Kemal cezalandırılmak istenmiştir ve Milli Şef üzerinden.

Bakın, Özal'a da 'sivil diktatör' demiştiniz, Özal'a da. 'Erdoğan'ın da akıbeti Menderes gibi olacak' diye birileri rakı masalarında konuşuyor. Avucunu yalayacaklar. Bu millet liderini yedirtmedi, yedirtmeyecek. Kimsenin endişesi olmasın."

Konuşması sırasında Külünk, Abdülhamit'in, Abdülaziz ile İstanbul'un eski ve şu anki fotoğraflarını fotoğraflarını gösterdi. Ayrıca Başbakan Erdoğan'ın da fotoğrafını gösteren Külünk, "Bu millet liderini yedirtmedi, yedirtmeyecek" ifadesini yineledi.

"Tıpkı Osmanlı'daki Lale devri gibi çöküş noktasındasınız"

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de söz alarak, "Devletin geleneklerini kim yok etti, kurumlarını kim diz çöktürdü? Bunları çok iyi biliyoruz. Lale devrini gösteriyor. İstanbul'da lale ektiklerini. Osmanlı'da lale devrini yaşadı ama çöktü. Tıpkı Osmanlı'daki Lale devri gibi siz de çöküş noktasındasınız" dedi.

TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'nın İnce'ye, "Sataşmadan söz aldınız, sataşmaya cevap verin" demesi üzerine İnce, "İsmet Paşa o camilere, Trakya'da Alman ordularına karşı saman doldurup içine silah koydu. Ey tarih cahilleri, bunu okuyun da o silahlarla Türkiye'yi savunmak için yaptılar bunu. Ya cahiller ya yalancılar söylüyor bunu. Cahilseniz de yalancıysanız da sizi Allah'a havale ediyorum. İnsaf, yazık, günah, ayıp bu memleketin kurucularına 60 yıldır aynı yalanları söylüyorsunuz. Bıkmadınız mı bu yalandan, utanmıyor musunuz daha hala yalan söylemekten" diye konuştu.

Metin Külünk ise söz alarak günlerdir kendilerine hakaret edildiğini iddia etti. Külünk, "Biz insanız. İzzeti nefsimizle bu derece oynamaya hiç kimsenin hakkı yoktur" diye konuştu.

"Hiç kimseyi hedef almıyorum"

Daha sonra Bahçekapılı'nın CHP'nin önerisini anımsatarak, konuşmaların bunun üzerinden yapılmasını istemesine muhalefet sıralarından tepki geldi.

Bahçekapılı, açıklamasını bütün Genel Kurul'a yaptığını, her tarafa eşit mesafede davrandığını söyledi.

İnce ise Bahçekapılı'ya, "Eğer bir daha benim bu şekilde sözümü keserseniz hakkınızda tartışma başlatırım" dedi. Bunun üzerine Bahçekapılı, "Sayın İnce bana bu şekilde davranmaya hakkınız yok. İçtüzüğü okursanız aksine kınama yetkisinin bana ait olduğunu görürsünüz. Ben bütün Genel Kurul'a hitap ettim. Hiç kimseyi hedef almıyorum" karşılığını verdi.

Bahçekapılı, MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu'na da, grubunu hedef almadığını söyledi.

CHP'nin önerisi kabul edilmedi.

Kaynak: AA


Külünk'den fotoğraflı Erdoğan savunması

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, İstanbul'un eski ve yeni fotoğraflarını göstererek CHP'nin belediyecilik dönemiyle AK Parti'nin dönemini karşılaştırdı.

Külünk'den fotoğraflı Erdoğan savunması

"SİZİN İSTANBUL'UNUZ BU DA BİZİM"
Külünk, bir yandan fotoğrafları gösterirken bir yandan da "Sizin tarif ettiğiniz Türkiye'yi size gösteriyorum. Bu, sizin Türkiye'niz. 1989-1994 arası İstanbul. Bu da AK Parti Belediyesinin İstanbul'u. Birisinde kuyruk var, su bidonları var; diğerinde barajlar ve akan sular var" dedi.

"HA İSTANBUL HA RUANDA"
Külünk, "Özal'a da 'sivil diktatör' demiştiniz. Sizin İstanbul'unuza, bakın. Ha İstanbul, ha Ruanda. Bak bizim İstanbul'umuza. Lale bahçesi bütün, renklerin dans ettiği, raks ettiği İstanbul" değerlendirmesinde bulundu.


11.02.2014 - 21:23

AK Parti'li vekil Metin Külünk'ten CHP Ak Parti belediyecilik karşılaştırması

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, İstanbul'un eski ve yeni fotoğraflarını göstererek CHP'nin belediyecilik dönemiyle AK Parti'nin dönemini karşı karşıya getirdi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, İstanbul'un eski ve yeni fotoğraflarını göstererek CHP'nin belediyecilik dönemiyle AK Parti'nin dönemini karşılaştırdı.

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada fotoğraflarla Başbakan Tayyip Erdoğan ve iktidara yöneltilen eleştirilere cevap verdi.

"SİZİN İSTANBUL'UNUZ BU DA BİZİM"

Külünk, bir yandan fotoğrafları gösterirken bir yandan da "Sizin tarif ettiğiniz Türkiye'yi size gösteriyorum. Bu, sizin Türkiye'niz. 1989-1994 arası İstanbul. Bu da AK Parti Belediyesinin İstanbul'u. Birisinde kuyruk var, su bidonları var; diğerinde barajlar ve akan sular var" dedi.

"HA İSTANBUL HA RUANDA"

Külünk, "Özal'a da 'sivil diktatör' demiştiniz. Sizin İstanbul'unuza, bakın. Ha İstanbul, ha Ruanda. Bak bizim İstanbul'umuza. Lale bahçesi bütün, renklerin dans ettiği, raks ettiği İstanbul" değerlendirmesinde bulundu.


CHP'lileri kızdıran fotograflar!

CHP lileri kızdıran fotograflar!
 
AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, İstanbul'un eski ve yeni fotoğraflarını göstererek CHP'lileri kızdıracak laflar etti.
 
12 Şubat 2014 Çarşamba - 00:09

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada fotoğraflarla Başbakan Tayyip Erdoğan ve iktidara yöneltilen eleştirilere cevap verdi.

"SİZİN İSTANBUL'UNUZ BU DA BİZİM" 

Külünk, bir yandan fotoğrafları gösterirken bir yandan da "Sizin tarif ettiğiniz Türkiye'yi size gösteriyorum. Bu, sizin Türkiye'niz. 1989-1994 arası İstanbul. Bu da AK Parti Belediyesinin İstanbul'u. Birisinde kuyruk var, su bidonları var; diğerinde barajlar ve akan sular var" dedi. 

"HA İSTANBUL HA RUANDA"

Külünk, "Özal'a da 'sivil diktatör' demiştiniz. Sizin İstanbul'unuza, bakın. Ha İstanbul, ha Ruanda. Bak bizim İstanbul'umuza. Lale bahçesi bütün, renklerin dans ettiği, raks ettiği İstanbul" değerlendirmesinde bulundu.

 


Erdoğan'ı bu fotoğrafla savundu

 

Erdoğan'ı bu fotoğrafla savundu
 

AKP İstanbul Milletvekili Metin Külünk, muhalefetin partisine ve Başbakan Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilerine Osmanlı İmparatorları Abdülaziz ve Albdülhamid Han benzetmeleriyle yanıt verdi.

Hürriyet Gazetesi'nin haberine göre, Külünk, “Osmanlıyı bir küresel güç yapma noktasında, Osmanlıyı yenilediği için başına gelen akıbet Abdülaziz’in boğdurulmasıdır. Abdülaziz milletin bağrında yaşıyor” dedi.

Külünk’ün TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma dikkat çekti. Kürsüden Abdülaziz ve Abdülhamit’in fotoğraflarını gösteren Külünk şöyle konuştu: “Bir zihniyet sorgulaması yapmak istiyorum. Bu zihniyet, kimi zaman bu ülkenin son seksen yıllık tarihinde askerî darbeler üzerinden kendini gösterdi. Kimi zaman İstanbul dükalığı üzerinden gösterdi, kimi zaman sağda ve solda tek parti şeflik anlayışı üzerinden gösterdi, kimi zaman da 17 Aralık’ta olduğu gibi yeşile bulandırılmış turuncu darbe girişimiyle kendini tazeledi. Türkiye’nin büyüyüp yeniden büyük Türkiye rüyasını dillendiren tarihteki bütün liderler ne yaşamış. Bu, Abdülaziz. Osmanlıyı bir küresel güç yapma noktasında siyaseten ve iktisadi anlamda ve askerî anlamda Osmanlıyı yenilediği için başına gelen akıbet Abdülaziz’in boğdurulmasıdır. Bu ise cennetmekân Abdülhamid Han. Otuz üç yıl boyunca emperyalizme meydan okuyan, devletin birliğini ve bekasını koruyan, modern bir devlet olma yolunda ülkede akıl değişiminin mimarı olan cennetmekân Abdülhamid Han da Abdülaziz Han’ın akıbetinin bir benzerine uğratıldı."

"Bu fotoğrafa dikkatle bakınız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün özel sektöre bin bir emekle kurdurduğu uçak fabrikası tek parti şeflik döneminde tencere üreten imalathaneye çevrildi. AK Parti iktidarında ise, bakınız, bu milletin rüyaları gerçek oldu, millî tank üretimi başladı. Ülkeyi, CHP ve tek parti cenderesinden kurtaran, ekonomik bir sıçramayı gerçekleştiren, yaşatan Adnan Menderes de idam sehpasına yollandırılmıştır. Menderes’in suçu neydi? Bu darbeci zihniyet, ülkenin içine düştüğü krizden kurtaran Refahyol Hükûmetini de bu manşetlerle alaşağı etmişti. Bu ülkenin kalkınması için çabalayan Sultan Abdülhamid’den Turgut Özal’a, Adnan Menderes’ten Recep Tayyip Erdoğan’a her bir lider, aynı cümlelerle, bugünkü gibi itham edildi, iftira atıldı, ‘diktatör’ denildi. Özal milletin bağrında yaşıyor, Menderes milletin bağrında yaşıyor, Abdülhamid milletin bağrında yaşıyor, Abdülaziz milletin bağrında yaşıyor. ‘Erdoğan’ın da akıbeti Menderes gibi olacak’ diye birileri rakı masalarında konuşuyor. Avcunu yalayacaklar. Bu millet liderini yedirtmedi, yedirtmeyecek. Kimsenin endişesi olmasın.”

Külünk, konuşması sırasında kendisine “Atatürk nerede yaşıyor? Atatürk nerede?” diye laf atan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce’ye de şu yanıtı verdi: “Mustafa Kemal de yaşıyor, elbette yaşıyor. Mustafa Kemal’in de yaşadıkları, bir gün, tarih üzerinde daha açık olarak ortaya çıkacaktır. Mustafa Kemal’i cezalandırmak isteyen akılla, 17 Aralık’taki yeşile bulandırılmış portakal rengi darbe girişimi arasında, 28 Şubatın aklı arasında hiçbir fark yoktur. O da ‘millî devlet’ dediği için Mustafa Kemal cezalandırılmak istenmiştir ve Millî Şef üzerinden.”

 

 

 





Yorumlar